gol sevinçleri


birkaç haftadır beşiktaş maçlarında gözüme çarpan en güzel ayrıntılardı gol sevinçleri. artık ayrıntı olmaktan çıkıp maçın en anlamlı anları oldu diyebilirim. golü kim atarsa atsın diğerlerinin canı gönülden katıldığı, yüzdeki gülümsemelerin gözbebeklerine vurduğu, sadece kuru bir kazanma hırsından ziyade, olduğu yerden her anlamıyla mutlu olmanın huzuru da görünüyor.

maçtan öncesiyle, maç sırasında ve sonuyla salt bir maçtan öte "şov bizinıs"a dönüştü diyebilirim cumartesi akşamı için. film seti için gelen bkm oyuncuları, yılmaz erdoğanın twigy terlik kılığında sahada dolaşması, kapalıyla birlikte tezaruhatı, yeni evli çiftin sahaya inip fotoğraflar çektirmesi, tribünlerden yükselen "yenge sahaya, üçlü çektir kartala!" sesleri... bunlar da skor ve oyunla birleşince harika bir gece çıktı ortaya.

Geçelim maça;

cisse ve ernst yanyana ikinci kez oynadı. orta sahayı ele geçirmeyi sağlayan bu ikiliden vazgeçip tüm yükü neden ernste bıraktı büyük mustafa anlamak güç. yalnız olduğu maçlarda da etkiliydi belki ernst, ama kesinlile cisseyle beraber oynamalı.

diziliş buna göre olunca hem hücum hem savunma anlamında kesin bir üstünlük kuruyor maçın başından sonuna kadar. rakip hücuma çıkarken bir duvar gibi karşılarında durmaları, savunmanın yükünü azaltmasını ve hem dün olduğu gibi sivok ve toramanın, hem de beklerin oyunda daha aktif olmasını sağlayabiliyor. ve hücum sırasında ernstin de katılımıyla ileride çok rahat çoğalabiliyor beşiktaş. tüm bunlar bir araya gelince genelde rakip yarı sahada geçen bir maç izlemek kalıyor bize. belki pozisyon bulmakta maç başlarında zorlanıyor ama, ikici yarıyla beraber yorulmaya başlayan rakibine skorda da üstünlük sağlaması kaçınılmaz oluyor.

bir kaç cümle de yusufa etmek lazım. dün oyuna girer girmez iştahlı oyunu, fuleli çalımları, başta da değindiğimiz gol sevinçlerindeki hali görülmeye değerdi. kupa maçında ilk golünü atmıştı, bu maçta da ernste ilk golünü hazırladı diyebiliriz. Dün akşam bir başka güzellik de ernst ve ekremin ilk gollerini atmış olmaları. Bu akşamki ts-gs maçının da berabere bitmesiyle yine karlı bir haftasonu oldu Beşiktaş için. Umarım böyle sürer.

İlerisi için görünen tek olumsuz taraf beşiktaşın ilk 7deki takımları yenememiş olması. Belki bu durum doğru ele alındığında artı motivasyon yaratabilir takım için. Bu maçların ilk yarıda koç değişikliğinden kaynaklanan bir geçiş sürecinde oynanmış olması da göz ardı edilmemeli tabi. Tüm etkenler umut veriyor, Ali Koçun göremediği ışığı fazlasıyla görüyoruz, tünelin ucu da çok yakın ayrıca. haftaya Sivas maçından sonra liderlik koltuğumda yazmak dileğiyle..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )