inönünün akıbeti?


ha yıkıldı ha yıkılacak diye iki sene geçti nerdeyse. geçen sene tek engel anıtlar kurulu gibiydi ama bu sene işin renginin değişmeye başladığını görüyoruz. oraya harika kompleksler yapılabilirden tutun da, eski haline, saray ahırına dönüştürülsüne kadar türlü türlü yerlere çekenler var durumu. bir anlık hevesle ağızlardan bal damlayarak söylenmiş sözler olarak görüyorum sadece. söylenenlerin hepsi birkaç yıl bile sürmeyecek gösterişlerden sonra sönecektir eminim, ne kongre vadisi, ne de ahır oraya hakettiği değeri vermez.

önce hıncaldan duymaya başladık bunları, sonra engin ardıç birkaç defa ağzına doladı, bugün de dilinden düşürmemiş. "sarayın dibinde futbol oynama ayıbı" tarifiyle anlatmaya çalışıyor stadın başka yere taşınması gerekliliğini. yeni trend bu olmalı, sanki bütün stadyumlarımız şehir dışında; istanbuldakilere bakarsak önce, birisi mecidiyeköyde binaların arasında, diğeri kadıköyün ortasında, şehir dışında tek stadyum var, o da malum olimpiyat, ki dünkü belediye-antep maçını izleyenler ilgiyi görebilirler. ali sami yenin taşınacağı seyrantepe ise maslakın arkası, trafiğin en yoğun olduğu yerlerden biri belki de, diğeriyle arası birkaç kilometre sadece. bir de anadoluya geçelim, bir tane şehir gösterin ki stadyumu şehrin göbeğinde olmasın! münkün değil. bu da tuğrul yenidoğanın "hayali inönü projesi" adlı yazısı. giderek korkmaya başladım bu kötü senaryoların gerçek olma ihtimalinden. korkuyla izliyoruz...

fotoğrafta görülen gökkafes adlı kaçak olduğu iddia edilen yapı için bir ara kıyamet kopmuştu hatırlarsak. neden sonra sular duruldu. sadece bir an fotoğrafa bakıp stadın mı yoksa o gecekondu otelin mi oraya daha çok yakıştığını görmek lazım. korkuyorum inönüm godamanların rant savaşı arasına sıkışacak, beceriksiz belediye ve yönetimlerin elinde yok olacak..

ekleme: hıncal uluçun bugünkü yazısı gözümden kaçmış, beklenmedik bir yazı olmuş benim için;

Dünya yerinden oynasa, bugün millet futbol konuşacak.. Akşam Galatasaray-Fener maçı olunca başka şey konuşulmaz bu ülkede.. Ben de futbol konuşacağım, konu dışında kalmamak için.. Ama Galatasaray-Fener maçını değil..

İster inanın, ister inanmayın, bu maç bende zerre heyecan, zerre beklenti yaratmıyor.. Hoş olan yanı arkadaşlarımın bu gece bende toplanmalarına vesile olması hepsi o..
Futbol bu kadar kötü, bu kadar zevksiz, bu kadar tatsız olunca, sonuç beni inanın fazla ilgilendirmiyor.. Ben güzel şeyler görmek istiyorum, ekrana bakarken.. Tabela değil..

Peki o zaman "Futbol" diye ne yazacağım..

İnönü Stadını..

Günün tartışma konusu..

Beşiktaş bu stadı yıkıp, yerine çağdaş bir yapı koymak istiyor.. "SİT" diye itiraz edenler var.. "Cumhuriyet tarihinin önemli bir yapısıdır. Yıkılamaz" diyenler.. Anıtlar Kurulu'nda da bu görüşte olanlar var.

Bir de tam tersini savunanlar var.. "Burayı yıkın. Yok edin, stat ortadan kalsın, park olsun.."
İnönü Stadı'nın yapılmasını da Cumhuriyete sövmek için bahane olarak ileri sürenler "Sarayın ahırlarının yerine stat mı yapılır" diyen bile çıktı.
Cumhuriyet her şeyi kötü yaptı ya.. Şehirciliğin de içine etmiş, burayı stat yeri seçerek..

Uzun yıllar, stadın, inşa edildiği mimari güzelliği içinde bir tarih olarak muhafazası gerektiğini düşündüm ben de.. Ama Wembley'in, dünya futbolunun Kâbesi Wembley'in dümdüz edilip yerine yepyeni ve çağdaş bir stat inşa edilmesi, beni tekrar düşünmeye yöneltti.

"İkinci Dünya Savaşı'nda bombalanan Londra'nın köhne binalarını dahi resimlerine bakıp bire bir yeniden inşa edecek kadar muhafazakâr İngilizler kendileri için kutsal Wembley'i, insanlarına daha rahat bir kullanım sağlamak için yıkıyorlarsa, İnönü Stadı günün gereklerine hiç karşılık vermeyen köhneliği ile niye kalsın" dedim kendi kendime..

İnönü Stadı sadece Beşiktaş değil, çağdaş türkiye için bir spor tesisi olarak yeniden inşa edilmeli.. Burada milli maçlar oynarız. Yarın türkiye'nin ev sahipliği yapacağı turnuvalar için gurur verici bir Açılış ve Kapanış stadı olur..

Aslında, o ülkenin başına bela Olimpiyat Stadı'nı inşa edeceğimize, keşke daha o zaman İnönü Stadı'nı çağdaşlaştırsaydık. Los Angeles Olimpiyat için stat mı inşa etti, 1984'te?.. Emektar Coloseum elden geçirildi, oldu Olimpiyat Stadı..
Nişantaşı'na giden yolu tribün altına alarak Maçka sırtlarına yaslanan büyük tribünü ile 60 bin kişilik İnönü, harika bir Olimpiyat Stadı olurdu..

Niye harika?..

Dünyayı gezdim. İşte söylüyorum..

İnönü dünyanın en iyi seçilmiş stat yeridir.. Dünya üzerinde bu kadar kolay dolup, bu kadar kolay boşalan bir stat daha görmedim.. Maç bitsin, 10 dakika sonra stat civarında tek kişi görmezsiniz.. Öyle dağılım yolları vardır. Hemen karşısı deniz.. Motorlar ve vapurlar sizi anında Asya yakasına taşırlar.. Sağa dönün Karaköy, sola dönün Beşiktaş icap ederse yürüyüş mesafesinde ve de iki yönlü tonla otobüs ve minibüsün (Yapıldığı zaman tramvayın) geçtiği yer. Yukarı çıkın, kentin dağılım merkezi Taksim gene yürüyüş mesafesinde..

Bugün metro da, İstanbul yakasına giden tramvay da stadın yanı başında. Yeni yapılan tüneller ulaşımı daha da hızlandırıp kolaylaştırıyor..

İstanbul halkının daha kolay gelip, gideceği bir yer daha yok kentte..
Kadıköy'ün tek yolunu tıkayan, otobana, yarım metrelik kaldırımla açılan çağdışı, sistem dışı, şehircilik dışı, ruhsatı var mı, yok mu hâlâ bilmediğim, varsa kimin imzaladığını çok merak ettiğim Saraçoğlu Stadı'na ses çıkarmayan, hatta övgü yarışına girenlerin, İnönü Stadı gibi çok ama çok akıllı bir yer seçimine itiraz etmelerini aklım almıyor, almayacak!

hıncal uluç/ sabah/ 12.04.09

eline sağlık hıncal uluç, bunu görmezden gelmeyen birisi olduğun için en azından..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )