kırıka


şimdi müziğin o acayip duygusunu anlatan,paylaştıran bir albüm tanıtmak istiyorum burada;

albümün ismi "kaba saz" , albüm sahibi kırıka. bu bir ege albümü. aslında egeden ziyade, türkiyenin derinlerinde pek farkedilmeyen şairi mustafa kamil gök anısına yapılmış bir muhteşem hatıra. şarkı sözlerinin hemen hemen hepsi onun şiirleri, geri kalanı da zaten muhteşem adam salih nazım peker tarafından yapılmış veya düzenlenmiş şarkılar. salih abim istanbul blues kumpanyası ile yıllar önce çok farklı bir müzik tadı ile damaklarda kalmıştı, ardından bir ara sonrası bu sefer kırıka projesi ile sevenlerine selam çaktı ve kaba saz ile aslında özünde yapmak istediklerine yeni bir şey kattı. albüm bekardım yer yatakta geçirdim geceği ve kıskanılan örümceğin hikayesiyle başlamakta, ve tam bir ege ritmi eşliğinde aslında hikayenin böyle eğlenceli olacağına dair bir ışık sunuyor. devamında albümün ismiyle üzerine simler serpiştirilmiş kaba saz gelmekte. albümün hareketli ama salih nazım abinin elinden çıkan cümbüş melodisiyle aslında acayip de rakı mezesi şarkılarından biri. devamında dert gemisi ile bir iki tek daha sonrasında bir de nargilem yapıyorsunuz ve bana göre albümün en acayibi ispirtocu saim gelmekte;

yıllarca dumanı sımsıcak tatlı
samsun cigaraydı dudaklarımda
malbora bulunca samsun'u attım
izmaritim şimdi kaldırımlarda

diye başlayan sözlerle adamı hafiften alaycı bir şekilde gülümseten bu şarkı ;

her zaman allahtan şunu diledim
son nefeste bir gülüş bahşetsin bana
hayatta ilk defa ölürken gülmüş
ispirtocu saim desinler bana

diyerek bir kahramanlık hikayesi ile sonlanmakta. kamil abinin yazdığı bu şiir kırıkanın zaten hem anlatmak,hem de yapmak istediği müziğin tam 12sinde yer almakta ve siz de ilk atışta zaten bu şarkıyı bularak 12den vuruyorsunuz.

devamında tamburi cemil beyin rast zeybek düzenlemesi,bir sır var gülüşünde,dört mevsimli gözler,acılı hayat,yıllar geçti dedikten sonra bir sonbaharda izmir özlemi anlatımı ve son olarak sonbaharda izmir özlemi dedikten sonra rüyamdaki şehir ile albümün sonuna geliniyor. bu arada bir kaç kadeh kokusu, biraz samsun 216 küllükte tüterken albümün içinde gizli saklı bir müzik duyulmaya başlıyor. 12.şarkı aslında 3.54 uzunluğunda ama yaklaşık 5.45 lerde bir alaturka başlıyor başa dönüp örümcek deseniz değil, 13 deseniz değil derken kafayı mı buldum sorusunu tam canlandıracakken bir amaaaaan sesi geliyor cd den kulağınıza hemen taze bir kadeh, bir cigara daha ardından bir ege albümünde gizlilerde saklılarda kalmış rum ağıtı duyulmaya başlıyor sanki. 1920lerde izmirde rum meyhanesinden çıkan melodi bu sanki deyip rakıyı dudağa götürürken giren keman solo zaten isteseniz de istemeseniz kafayı bulmaya,rakıyı fondiplemeye yetiyor. sonra o acayip sazlar eşliğinde şarkı bitiyor, ispirtocu saim gibi vurulmuş bi çare kalıyorsunuz. golü yemiş olmanın verdiği şaşkınlıkla şarkıyı aramaya devam, daha bir büyük yeşil efe bir paket samsun ve sabaha çok var... amaaaaannnnnn..........

Yorumlar

don kisot dedi ki…
enteresan. o zaman sana efe, samsun ve mekan ayarlaması kalıyor. dinleme kısmına odaklanmak istiyorum ben sadece...

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )