sigarasız maç keyifsizliği


çoğunluğu yaz sıcaklarına gelmesinden, ama en çok da üşengeçliklerden kaynaklanan aracıklar vermiş oldum bloga. bana, zaten arasıra ekleme yapan meoezcan katılınca, diğer iki ekip üyesinin istikrarı da mükemmeliğe ulaşırcasına devam edince güncellenemeyen bir yer haline dönüştük. bu yazın en sıcak günü ilan edilen dünden sonra belki de en serin günü olan bugün bu uyuşukluğa bir son vermenin gerektiği kanaatine vardım:)

atladığımız epey bir konu birikmiş oldu böylece, özellikle hararetli geçen transfer sezonunu neredeyse es geçtik diyebilirim. gerçi değinsek bile bolca yönetim eleştirisi yapmaktan, yani tekrardan kurtulamayacaktık. elbette beşiktaş için geçerli bu söylediklerim; transfer açgözlülüğü ile başlayan yeni sezon formalarının hayal kırıklıklarıyla devam eden bir süreç... belki birer yazıyla transferler, inönü sorunu, formalar vs bir uyuşukluk dönemine girmeden tekrar değerlendirilebilir.

bugünlerdeki en büyük sorunumsa özellikle hazırlık maçlarının da başlamasıyla vücut bulmuş sigara-alkol birlikteliği. ki sadece benim değil, bu sulu-kuru karışımı seven her zevk düşkünü kişinin problemi şu günlerde, özellikle yazın sonuna yaklaşmamız kara kara düşündürüyor beni, biraz olsun sorun olmaktan çıkabilse de bugünlerde, soğuk sonbahar ve kış günleri, çok sevdiğim iki mevsim olmasına rağmen gözümde birer karanlık çağ izlenimi yaratıyor şimdiden. hadi içerideki maçları hallederiz diyelim, gidilmesi mümkün olmayacak, özellikle ŞL deplasmanlarının tadını çıkarabileceğimiz bir ortam bulmakla meşgul buluyorum kendimi. ya yalnız yaşayan arkadaşlara dadanacağız, ya da ortak kullanıma açık yönetim biçimini henüz şekillendirmediğim bir küçük daire için emlakçı kapılarında pazarlık halinde bulacağız kendimizi:)

birkaç adet küçük masa ve sandalyeyle de bezeyebilirsek, kafe/bar niyetine de kullanılabilir. hatta buluşulan arkadaşları korsan mekan edasıyla göğüs kabarıklıkları eşliğinde davet bile edebiliriz. neyse, somut bir adım atmadan bu ayrıntılara girmek, değil paçaları sıvamak, tımanı sıyırmak gibi geldi biraz, o yüzden daha sonra tekrar münakaşa etmek koşuluyla şimdilik rafa kaldırıyorum, kaldırdım!

bu düşüncelerimin sebebi sadece maç günleri değil elbette. eğlence, gece hayatının da bu ikiliyle[sigara/alkol] yakından ilgili olması, hatta çoğu zaman bunlardan ibaret olması. kapalı alanda sigara içmenin yasak olmasıyla, [halka]açık alanda alkol kullanımının yasaklığı birleşince ikisi için kesişen bir alan bulmak gerekliliği doğuyor maalesef. ilk bakışta zor görünse de üzerinde çalışmalarım devam ediyor. kışa kadar bulmak dileğiyle..

"ne adammışsın sen de, şu sağlıklı uygulamaya bile karşı çıkıyorsun!" gibi sezenişleri şikayetleri duyar gibiyim ama şimdilik duymazdan geliyorum. halbuki biraz esneklikle sigarayı kullanan ve kullanmayan arasında mekanlara verilecek bir oran esnekliği sosyal hayata yine bir olumsuz etkide bulunurdu ama bu kadar sert olmazdı herhalde. neyi unuttum diye düşünürken söz kendiliğinden bu noktaya geldi; her gün önünden geçtiğim bir sürü mekan, bir gün öncesine kadar tıklım tıklımken şimdi sinekler bile uğramaz haldeler. buyursunlar sigara kullanmayanlar paşa paşa otursunlar, birkaç aya kalmaz kepenk vurmaya yardım ederler artık.

en kıl olduğum konu ise bu yasaların AB uyum yasaları ile ilişkilendirilmesi. işçisine kriz var diye %3 zam verip, araç ÖTVsini indirmek, ardından toplu taşımaya %15 gibi bir zam yapmak, doğalgaz, elektrik, suyla devam etmek.. nerden nereye geldim öyle değil mi? bu kısa hükümeti eleştiriyorum öyleyse yılmaz özdilim dilinden sıyrılıp şöyle de diyebiliriz;

insanlarının yaşam standartlarını gün geçtikçe kötüleştiren, işsizliğe sorun bulmaya çalışır gibi yapılan bu kriz günlerinde, işsizlik sayısını kat be kat artıracak uygulamaları[ki ana konumuz bunlardan birisidir] yürürlüğe sokmada kararlı olma duruşudur biraz da yakındığımız. ehh be ya.. sıkıldım yine bak, eğlenceli şeyler yazmalı bu aralar bolca, bi sigara yaktıktan sonra devam..

neyse sigarayla devam. konu da sarpa sardı zaten. diyeceğim o ki , bıraksınlar bizlerle uğraşmayı, özele, özel mülke, işletmeye müdahale etmeyi, herkes kendi belirleyebilir mekanın da sigara içilmesini ya da içilmemesini, tercihlerimiz de ona göre şekillenir haliyle. bu yazı da kısırlık çektiğimiz onlarca günün sonu, daha aktif günlerin habercisi olsun, sizi seviyorum, kib, byesss:)

Yorumlar

don kisot dedi ki…
yazının sonuna doğru saçmalama dönemine girmişim sanrım. evin önünde bekleşen arkadaşlar daveti sebebiyle ani çıkış yüzünden biraz da.. memeleket meseli halletme pozsiyonlarına bile girmişim şu halimle ya hakikaten sigara krizim vurmuş:D
ado dedi ki…
ben destekliyorum bu dumansız hava sahası olayını :) gerçekten bak...

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )