29 Ekim


Bugün 29 Ekim 2010, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 87. yılı. İnsanların akıllarına, ben de dahil buna, nasıl kutlamalar yapılacağı, boğazda kaç milyon dolarlık havai fişek patlatılacağı düşüyor. Kimisi başbakanın ağzından çıkacaklara bakıyor, kimisi "genelkurmay konuşsa da bi dinlesek" diyor. Gülüyorum. Bu tür günlerde asıl olan manevi değerlerin ve kimliklerin "hatırlanması"dır. Fakat gel gör ki bizim memleketimizde bu harika günü anımsamamız bir nevi atamızı birilerinin gözüne sokmamız ile geçiyor. Birkaç havai fişek patlatıyoruz, teknede birkaç parti, askerlerin botlarını yerlere sert şekilde vura vura geçişi dışında pek de önemli birşey olmuyor açıkçası. Asıl olan 1923'ü hatırlamak değil midir? Asıl olan ne kadar minnettar olduğumuzu göstermemiz değil midir? Ben şahsen artık belli bir raddeden sonra cumhuriyetin, Atatürk'ün ne kadar vehim değerler taşıdığını toplumumuzda yuvalanmış seccade kesimine anlatmak istemiyorum. Bugünün sadece fikirlere saygı, şahsiyetlere hürmet ve takvim yaprağına minnet ile geçmesini istiyorum. Oturup güzel insanları anmak, fotoğraflarına bakıp özlemek istiyorum. Eğer bu hala içimizde süren bir savaşsa, kimin payı ne kadar ise gövde gösterisini yapsın, kimin boyu daha uzun herkes görsün madem. Ve bugün için içlerinde herhangi bir kıpırtı hissetmeyen dostlarım; umarım bugün de toplanır birer makrube yapar geğire geğire yersiniz, ki zaten resmi tatil sizin için de.

"En bilgin aynalara en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
..."Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,denildi."
...
Coşkusunu havai fişeklerle yapılan kutlamalarda değil , yüreklerinde hisseden bu toprağın insanlarının Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Bu destan onların destanıdır."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )