basit

yukarıdaki fotoğraf dün akşamki fenerbahçe maçından. perşembe akşamı holoskonun kaçırdığı iki pozisyonda yapması gerekeni bütün açıklığıyla gösteriyor. hatta attığı golde bile geniş açıda tabata görülebilir, ki yapması gereken yine pas vermektir. topa kayarak müdahale etmeye çalışan oyuncu başarılı olabilecek bir pozisyondaydı, ve bunu farkedip gereken pası vermesi gereken kişi yine holoskoydu. maçın kazanılmış olmasından dolayı, bobonun golüyle gelen zafer “ya kazanamasaydık” kuruntusuyla aynı gece devam eden bir tartışmanın, biraz da haftaiçi – sonu maç trafiği fazlalığı nedeniyle örtüldüğü öngörülebilir. Ama bu tür pozisyonlarda iki hatta gol pozisyonu da dahil 3 kez üstüste hazır pozisyonda konuşlanmış futbolcular varken aynı hatayı tekrarlamanın altında yatan nedeni quaresmanın baskınlığına bağlayıp geçmek bir nebze kabul edilebilir olsa da, maksimum fayda(1 gol, 2 asist) yerine maksimum zararla(kaçan pozisyolar, küsen takım arkadaşları) bir maç performansı sergileme riskinin göze alınabildiği gerçeğini de atlamamak gerek. Yoksa 2 sene önce batuhanın sesinden duyduğumuz “kral yapmayacaksın, kral olacaksın!” sözlerinin tekerrürü mü bu davranışa iten.

Cruyffun dediği "futbol basit bir oyundur, ancak en zoru basit oynamaktır" sözlerindeki basitin zorluğu verilen taktik anlayışın uygulamadaki aksaklıklarından, yetenek kısırlığından mıdır, yoksa takımı oluşturan bireylerdeki egosal bazı problemlerin bastırılamamasından mı?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )