maç öncesi: yemin


Üstteki fotoğrafta görülen görüntüden hep tırsmışımdır. Ne zaman takımım maça başlarken şu kenetlenme pozunu verse korkarım o maçtan, umutlarıma vurulmuş kara bir leke olarak maç boyu gitmez aklımdan, her yenilen golde, her kaçan pozisyonda tekrar tekrar saplanır beynime bu görüntü. Rakip içinde geçerli tabi bunlar; seramoni bittikten hemen sonra, takımım saha içi yerleşime göre dizilirken rakip takımın bu kenetleniş pozisyonuna girişi neşelendirir beni. Tamamdır derim bu iş. Bana hep bir çaresizlik gösterisi, son çırpınış sahneleri olarak görünür bu şu sarılmalar. Belki futbolcular farklı hissediyordur, suçlayamam, hissedilen şeyler tamamen farklıdır, birbirlerinin gözlerinde gördükleri, ortaya koymak istedikleri “ruh”un çağrılış seansıdır. Zaten o tribünler, yöneticiler, ahkam yazarları suçlamamışlar mıdır kendilerini bir türlü “ruh”larını koyamadıkları için. Kısa bir “ey ruh ne olur gel!” yakarışı değil de nedir bu!   

Yorumlar

don kişot dedi ki…
bu konuyu hiç açmak istemiyorum:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )