Kısa

Özlem duyuyorsun birşeylere. Birşeyler canını sıkıyor, daraltıyor.. “Yeter!” diyorsun, yetmiyor. Kaçıyorsun bazen ama sonunda hala orda olduğunu biliyorsun. “Yakaladım” derken balık suya geri düşüyor.. En çok da neyi özlediğini bilememek fenaymış. Bir boşluk var içinde, hissediyorsun, nedendir dolmuyor ama. Kararmış sanki dünya, gündüzler çok kısa. Herşeye kızıyorsun. Ota boka yaramaz şeyleri kafaya takıyorsun. Arada bir sorgulamayı bırakıp unutuyorsun, hafif bir gülümseme yayılmışken yüzüne, seni bozan bazen telefondaki tanımadığın ses bile olabiliyor. Sonra kafayı çevirip bildik yüzlere bakarsın, hepsi aynıdır. Az önce görmediğin sestir onlar. Çantan hazır değil ama bir yolculuk telaşı var. Keşke içine o güzel insanları da doldurup gidebilsem diyorsun. Ama gelmiyorlar seninle.. Eğer bu isyansa, tez zamanda kendi kellemi kesmeliyim buna son vermek için..

Yorumlar

Adsız dedi ki…
çantanın içine koyabilsen keşke beni de..bizi de..

Bu blogdaki popüler yayınlar

mr fourth quarter

Büyükler için Masal ( + 18' den - 5 'e )