Kayıtlar

Ocak, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

öneri

Resim
An itibari ile twitter aleminden hatırlatılan bir film ve buna ait bitiş müziği. Tavsiye kısımlarından pek anlamam ama sinemayı seviyorum ben arkadaş diyen her yiğidin muhakkak bir kere olsun kafa yorması gereken bir film. Film yazısını yazmak benim açımdan zor , kapasitem elvermez ciddi anlamda. Fakat filmin bitiş müziği nasıl bir film izleyeceğinize dair hafif bir fikir bırakır nasılsa. Önce kulağın pasını silelim sonra sinemanın keyfini yaşarsınız.

can sıkıntısı

yarının gelişi bugünden bellidir diye bir söz vardı eğer yanlış hatırlamıyorsam ve bu önermeyi doğru kabul edersek ben yarın bittim saygıdeğer okur ahalisi. Muhtemelen bugün benim gibi yüz milyonlarca insan sinirlenmiş,kavga etmiş,bağırmış,çağırmış yine işini yapmaya,iletişim kurmaya,çayını kahvesini içmeye devam etmiştir. Önermeye dönersem bugün ettiğim kavgaya bakarak yarın muhtemelen toplucak dayak yenilen bir ortamın ortasında kalabilirim. Bugün fazlaca bağırdığımdan agresifce ona buna laf yetiştirdiğimden bu çıkarımları yapıyorum tabii yoksa şurada kahincilik oynamaya niyetim yok elbette. Yazıya başlarken de dur sonucu nereye gidecek diye başladım önerme gibi yazının sonu başından belli olur dedim nereye bağlayacağımı da bilmiyorum :))

Neyse agresiflik bana harbiden fazla zarar veren bir davranış. Bazen kendime ne kadar kızsam da özellikle yaptığım işte veya sevmediğim dialoglarda çok çabuk agresifleşiyorum. Agresifleştiğimde elbette öyle kırıp dökmüyorum veya en azından öyle san…

TFF 26 OCAK KONGRESİ

Resim
Bu olay üzerine dünya kadar şeyler söylendi edildi malumunuz. Kimisi ikiyüzlülük yaptı diye bağırdı , kimisi kulüp başkanını tehdit etti , kimisi adalet bekçilerine hürmet etti gibi iğrençlikler had sayhadaydı. Fakat o toplantıdan sonra aklımda kalan en büyük söz sevgili hocamdan geldi ;
Yöneticilere ithafen : sizler gelecekte var olmayaksınız biz buralarda var olacaz. Bizim sermayemiz para değil,itibarımızdır bunu kaybetmeyelim.

konuşmanın tamamı arada hatırlamak için ;

kamu spotu ve ali kaptan

Tanımlar ;

Kamu Spotu : devletimizin bizi bilinçlendirmek amacı ile tvlerde dönen manalı yayınları. böyle sigorta,deprem,fakir okumak isteyen çocuklar falan temalı reklamlar işte.

Ali Kaptan : Öyle bir zaman geçiriyor ki attığın vuruyor diye tespitlediğim dizi karakteri. Bugüne kadar 3-4 bölümüne şahit olduğum bu bölümlerde 1 tecavüz , 2 bebek , 1 adam öldürme , 1 gemi kazası yapabilen büyük insan, fenomen.

Şimdi ne alaka diyenler için şöyle söyliyeyim ; şimdi sayın başbakanımızın bizden en fazla istediği şey nedir ;3 çocuk hatta bunu sınır koyan sayın başbakanımız, ayrıca Başbakanımızın hakimleri tecavüz konusunda 13 yaşında kızlara utanmasa hapis cezası verecek tecavüz edenin yerine. İşte cezalarda garip indirimler, bir taraftan neden hapishane de oldukları belli olmayan insanların yıllardır silivriden el sallamaları falan. Kıssadan hisse boşuna rtük diye bağırıp çağırmayın talep ettiğiniz aile bireyi için en muhteşem çizim ve yazımlardan birisi Ali Kaptan'dır. Şu diziden bir k…

İronik Adam

Resim
Hislerin gitgide köreldiği, göğüs kafesinin sınırları zorladığı bir akşamdan geriye kalan, anlamını uzun zaman önce yitirmiş bir tebessümün sahibi, ben. Elindeki kül olup bitmiş sigaraya aldırış etmeksizin, aklından geçenleri pervasızca yazıya döküyor olmasının verdiği hazla, orgazmın doruklarına ulaşmayı arzulayan bir beden. “Kronik tatminsizlik” teşhisi konmuş bir beden. Benliğini yitirmiş, tam anlamıyla kaybetmeye yüz tutmuş olmanın yanı sıra, bulunduğu duruma kontrast davranış sergileyen ego dalgalanmaları eşliğinde dans edercesine… Kelimesiz fikirlerle dolup taşan, birşeylerin devamlılığını sağlamaktan yorulmuş, bunalmış, solgun göz bebekleriyle sadece günü kurtarmaya çalışan, kime, ne yararı olabileceğini düşünmeye koyulmuş, sonraları sıkılmış, dağınık bir odadan farksız, içi boş bir beden. Mevsimi gelmediğinden henüz olgunlaşmamış bir meyve misali. Tatsız, anlamsız… Sol elinde, anlamsızlıktan çürümeye yüz tutmuş bir bedenin, başka bir bedende yarattığı göz kamaştırıcı tazelikt…

bir futbolsevere yapılmış sistematik yıldırmanın tarihçesi

"bu yazı bir isyan yazısıdır ve biraz uzun bir yazıdır. Bunu düşünerek ve sonuna kadar okumaya karar verip,sabrettiyseniz buyrun , kolay gelsin, teşekkürler. "

yıl 83 ben doğmuşum. bu kısımdan sonraki 5 yılı pas geçiyorum çünkü kronolojik sıralama futbol sevgisinin büyümesine dair notları içerir o yüzden asıl olay 88 yılında başlar.

İlk izlediğim futbol maçını hatırlıyorum. Maç kimlerin arasında bilmiyorum ama bildiğim şey sarı kırmızı takımın maç sonunda durmadan sevindiği,bağırdığı,çağırdığı idi. 5 yaşında bir çocuk olarak hayatımda izlediğim ilk maçtı. Sarı kırmızı renkteki takımın sevinci beni de mutlu etmişti ve artık yavaştan tarafımı belirlemeye başlamıştım.

İlk unutamadığım maç diye sorsalar ; o meşhur prekazinin böyle omuzları ile sevindiği meşhur monaco maçı vardır. O maçın tamamını izlemişimtim baştan sona hatta köy evimizde tıka basa doluydu muhtemelen köyde az insanda televizyon olduğundan dolayıdır veya babamın muhteşem evsahipliğinden bilemem ama o ufacık hali…

secrets

Resim
soundhound'un elle tutulur yanlarından, ya da fashion one güzel şeyler çalıyor arada:) cumartesi akşamı daha farklı düşünceler getirir genelde, ama hem havanın kapalı hem de yarınki günün pazar olmasına rağmen iş günü olmasının getirdiği farklılıklar var. hava kapalı demiştik, o zaman önce fashion one'ı sonra kendi havamızı açıyoruz.

Kardeşim Hrant!

Resim
Kardeşim Hrant! İşte "bir tek Ermeni'nin ölümü bile" bize neler öğretiyor. "Topluca öldürülseydiniz" daha neler olurdu kim bilir. Senin öldürülmenle, senin ölümünün siyasi bir malzeme yapılmasını birbirinden ayıramayan; senin ölümünle, başka siyasi suikasta gidenler birbirinin zıttı durumdaymış gibi karşılaştırma yapan; senin ölümüne gösterilen samimi ya da samimi olmayan ilgiyi, şehit cenazelerine gösterilen ilgiyle karşılaştıran, belki de "bizim şehit cenazelerimiz niye bu kadar kalabalık değil lan" diye iç çeken bir sürü denyo arkadaşım var benim. Ama hiçbirinin aklından, Ermenisi Türkü ya da Kürdü, "niye ölüyor kardeşim bunlar" diye sormak geçmiyor. Ve kötüsü, kendilerinin Kürde ya da Ermeni'ye diş biledikçe, bu ölümlerin altında yatan nedenleri söylem olarak yeniden ve yeniden yarattıklarının, "faşistleştiklerinin" farkında değiller. Ve daha da kötüsü, senin Anadolulu bir Ermeni olarak "bu topraklarda gözünün olduğu, …

twitterda el clasico

Resim
yukarıdaki resim maç bittikten bir yarım saat sonra alınmış TT resimleri. hani farklı gezegenlerinde TTleri olsa eminim ona da girecek artık bu maç. bu iki ezelden düşman, gittikçe de düşmanlaşan takımın her sene maksimum ve üstüste maç yapması "tesadüf"lerden çok uzak sebeplere dayanıyor hissini de güçlendiriyor. 
kızlar bu sözüm de size, nereye giderseniz gidin kaçış yok ofsaytı öğreneceksiniz:) ya da aşağıdaki veriyi dikkate alarak amerika seyahatinizin planarını yapmaya başlayın derim.



karalama defterinden

Resim
Evrim teorisinde açıklanamayan tek organ gözdür. Bu veri ile bir organı külliyen yargılamak veya bundan bir sonuca ulaşmak zor ama bunun sebebi en derinden hissettiğini seçtiği içindir muhtemelen.
Şöyle düşünün ; bir su birikintisi iki kıtayı birleştiren. Tertemiz bir güneş bu su birikintisine vururken üzerine martıların balevari bir resitaline evsahipliği yapacak kadar etkileyici. O kıtaları birleştiren muhteşem güzellik onu seyre dalmak için çırpınan insanları bir kıtadan,bir kıtaya taşıyor belki de binlerce , on binlerce hayran an itibari ile o keyfe dalıyor. Bunların hepsi bir gözün baktığı şeyler olsa gerek.... Bir de gördüğü bir şey var ;

"tıpkı bir erkeğin güneş ile ayın ilişkisini bir doğa olayı olarak görmesi bir kadının ise güneşi aydınlık ayı ise içindeki hislerin karanlık tarafı olarak görmesi gibi.. dikkatinizi başka bir şeye yöneltmiş olursunuz ya da karşınızdaki şeyin faydasız bir deneme olduğunu bilseniz bile başka tarafa bakmamaya direnirsiniz..üzerine hikayeler,…

asabiyete devam

bugün kar muhabbeti yüzünden twitter da okuduklarımdan sonra böyle bir yazı yazma hissiyatına kapıldım. Twitter vasıtası ile başlangıç amacı ile şunu yazmıştım ;

"Kar yüzünden İstanbul'a isyan eden tüm insanlara çok sert laflarım var ama şu başlangıç yeter;sen ne kadar iyisin sosyal yaşam için pezevenk"

Şimdi burada ucunu açık bıraktığım devam eden cümleleri yazıcam. Şimdi ben öyle avrupada fellik fellik dolaşan bir insan değilim ama özellikle bu kış şartları açısından bu ülkede yaşamak için uzak durulması gereken 3 ilinden birinde yaklaşık 6 sene yaşadım. Kar yağışı ve onun getirdiği zorluklar ile imtihanım sağlamdır yani. Her neyse bugün mesaide olduğum için ben pek hissetmedim ama istanbul ikametçileri kar ile olan imtihanını twitter olsun,facebook olsun her yerde alenen ve sitemkar bir şekilde anlattı ben de kah gülerek,kah sinirlenerek kah kafamdan dumanlar çıkarak takip ettim. Ha diyeceksiniz ki sana ne oluyor lan işine gücüne baksana !! evet ama can sıkıntısı işt…

Gidenlerin Ardından

Resim
13.Cuma efsanesi anca bu kadar denk düşerdi tarihe.Biri siyasette,diğeri sporda iki değerli insan(beğenin ya da beğenmeyin) hayata veda etti.Her ölüm erken ölümdür hele ki gidenler ‘’değer’’ dediğimiz soyut kavramı ‘’somutlaştıranlardansa’’Ömür, Rauf DENKTAŞ  için çok güzel yazmış o yüzden ben Lefter’i yazmadan geçmek istemem.E  ne de olsa bu blogta ‘’değerler’’ üzerinedir (beğenin ya da beğenmeyinJ )    Bizim kuşak bazı mevzuları ucundan azıcık yakaladı,bizden sonrakiler maalesef o treni kaçırdı.Neredeyse her futbolcunun bir lakabı olduğu,Sarı Fırtına Metin,Şeytan Rıdvan gibi yine Büyük Hasan,Küçük Şenol, Metin 3’lerin olduğu, futbolun içininde dışınında daha amatör ama daha mutlu olduğu zamanlar.500 milyara(o zamanın parası) Alpay’ın transferi ve Sergen’in Bjk de kalması sonrasında amatörlük gitti, hesapta profesyonellik geldi ama getirenler para aklama derdinde olduğundan onunda içi bomboş oldu...   Babalarımızın zamanında ise Baba Hakkılar,Taçsız Krallar,Ordinaryüsler,Sinyorlar,G…

Elveda demeden gidenlerden: Rauf Denktaş

Resim
Kaç siyasetçi tanırsınız ve tanıdıklarınızdan kaç tanesinin kendine has hitap edilme şekli vardır?
Anayurdu, oturduğu evden sadece birkaç kilometre uzaklıktaydı ama bambaşka bir devletti orası. Bir zamanlar sokaklarında koşturduğu mahallesi artık onun mahallesi bile değildi. 87 yıllık hayatı boyunca orayı geri almayı istedi, yüzünü bile unuttuğu arkadaşları vardı belki de.
Devlet kurabilme şansına muktedir olabilen nadir insanlardandır O. Sizce neden gerek dahili gerek harici hiçbir siyaset mensubu insan O’nun hakkında kötü bir namede bulunmaz? 60 yıllık siyaset hayatında bulunmadığı yer, elini sıkmadığı lider, katılmadığı balo kalmamıştır. Hangi ülkeye giderse gitsin, hangi ortamda bulunursa bulunsun, her zaman nasıl davranılacağını, kati görgü meşrebini bilen nadir bir insan olmuştur. Eli kalem tutan, yazdığı eserler ile neşriyatın içinden gelen bir adam O. Sokakta dolaşır, halkının halini sorar, yoldan çevirir, elini sıkar, bütün Lefkoşa esnafını tanır, pasaportu yıpranmamış yeniler…

Hepsi okumuş wonderkid'ler...

Resim
Yaşadıkları evi Google Maps'te arasanız dahi bulamayacağınız güzel insanlar topluluğuna, serinin son furyasını tattırmadan önce, transfer budget'larını çarçur etmelerini engellemek adına, daha önce hazırlamış olduğum bir alışveriş listesini paylaşmak istedim. Abramovic ve Sheikh Mansour'un bilgisayarlarında wallpaper olarak kullandıkları bu listeleri her yerde bulamazsınız. Bilgisayarlarından çaldım. Akıllı olun. Güçlü rakiplere karşı high defensive line, offside trap ve counter attack taktiklerinden vazgeçin. Delik deşik ederler. 4-5-1 ve sevgili target man'imiz Yaya Sanogo'yla orgazmın doruklarına ulaşın. Hadi eyvallah!
GK

Futbolcu Ülke Yaş Klüp Bedel David De Gea İspanya 20 Manchester Utd 27.5M Thibaout Courtois Belçika 19 Atletico Madrid 12.25M Wojciech Szczesny Poland 21 Arsenal 6.5M Bernd Leno Almanya